19 Ağustos 2015 Çarşamba



Ben gözüm.
Mekanik bir göz.
Ben, size dünyayı yalnızca onun bakış açısıyla yansıtan makine.
Artık insanın devinimsizliğinden kurtulacağım. Sürekli hareket halindeyim.
Nesnelere yaklaşıp, uzaklaşıyorum. Üzerlerine süzülüp aralarından geçiyorum.
Bir yarış atıyla at başı gidiyorum.
Kalabalıkları tüm hızımla aşıyor, taarruz eden askerlerin en önünde gidiyorum. Uçaklarla havalanıp sırtüstü düşüyorum. Tıpkı çevremdeki bedenler gibi düştüğüm yerden kalkıyorum.
İşte ben buyum.
Karmakarışık manevralarla dönerken birbirlerinin peşi sıra kaydettiğim hareketleri yığınlar halinde bir araya getiren bir makineyim.
Zamanın ve mekanın sınırlarından bağımsız bir halde, evrenin her noktasına dilediğim şekli veriyorum.
Size tanımadığınız bir dünyanın kapılarını aralıyorum. Yolumu dünyayı yeniden değerlendirerek açıyorum.
Dramatikleştirilmiş sinema insanlığın afyonudur.

Kahrolsun beyaz perdenin ölümsüz kralları ve kraliçeleri,
Yaşasın öncülerin sıradan hayatlarında ve tezgahlarının başındaki çekimleri.
Kahrolsun burjuvazinin düzmece senaryoları!
Yaşasın hayatın kendisi!
Dramatik sinema kapitalistlerin elinde öldürücü bir silahtır.
Günlük yaşamımızdaki devrimci uygulamalarımızla bu silahı düşmanın elinden alacağız.
Çağdaş sanatsal dramlar eski dünyanın kalıntılarıdır. Bu, devrimci perspektiflerimizi burjuva sosuyla yavanlaştırma girişimidir.
Hayatımızın sahnelenmesine son verin!
Bizleri olduğumuz gibi çekin.
Yazarın senaryosu hakkımızda uydurulmuş hikayelerden başka bir şey değildir.
Her birimiz diğerlerininkini aksatmadan kendi işlerine devam etmelidir. Kinoks'ların amacı rahatsız etmeksizin sizi çekmektir.
Yaşasın devrimin sinema-gözü!

BİZ

''Biz kendimizi çöplüklerden bolca malzeme toplayan paçavracı sinemacı sürüsünden ayırt edebilmek için'' Kinoks'lar olarak adlandırıyoruz.
Bu küçük panayır tüccarlarının alışverişleri ile ''Kinoks'ların gerçek sineması'' arasında herhangi bir  benzerlik yoktur.
Çocukluk anıları ile yüklenmiş Rus-Alman psikolojik-dram sineması bizce budalalıktan öte anlam taşımamaktadır.
Kinoks, büyük ölçüde görkemli bir görüntü dinamizmine dayanan, Amerikan serüven filmlerindeki, Pinkertonvari sahneye koyuşlarındaki yakın çekimlerle, hızlı geçişlere teşekkür eder. Bu iyidir, ama bütünüyle düzensiz ve kesin devinim araştırmasından yoksun olarak oluşturulmuşlardır. Psikolojik dramlara oranla bir üstünlüğe sahip olmalarına karşın, bunlar herhangi bir temelden yoksun, sıradan yapıtlardır. Kopyanın birer kopyasıdır.

    Biz ilan ediyoruz ki, romanlaştırılmış, tiyatrolaştırılmış eski filmler ve diğerleri cüzzamlıdırlar.

             -Onlara yaklaşmayınız!
              -Gözlerinizle dokunmayınız!
              -Ölüm tehlikesi vardır!
               -Bulaşıcıdırlar!
   
 Biz Kinoks sinemasını Müzik, Edebiyat ve Tiyatro gibi diğer sanatlardan arıtıyor ve bize özgü bir ritm arıyoruz. Bunu da, ancak şeylerinin devinimlerinde bulabileceğimizi sanıyoruz. Biz sesleniyoruz:
Romanın tatlı kucaklaşmasından,
Psikolojik romanların zehrinden,
Aşk tiyatrosunun sıkıcılığından,
Kaçın!
Müziğe sırt çevirin!

Kendi ritmimiz ve kendi değerlendirmelerimiz ile, kendimize özgü araçların arayışı içinde büyük aşamalar kaydederek üçüncü boyuta zamanı da katarak dört boyutlu sinemaya ulaşalım.
Yarının sinema sanatının bugünün sinemasının yansıması olması gerektiğini düşünüyoruz. Sinema sanatının yaşayabilmesi için sinematografi ortadan kalkmalıdır. Bu durumun bir an evvel gerçekleşmesini istiyoruz.

Farklı sanatların bir araya getirilmesiyle oluşan, birçokları tarafından ''sentez'' sineması olarak adlandırılan bu olguyu reddediyoruz.
Renkler özenle seçilmiş olsa da ürkütücü renklerin karışımı ürkütücü bir renk vereceğinden beyazı elde etmek mümkün değildir.
Doruklarına varamadıkları sürece, farklı sanatların asli birlikteliği gerçekleşemeyecektir. Sinemamızı, Tiyatro ve Edebiyat'ın içine nüfuz etmiş olan her türlü hastalıktan kurtaracağız. Ona nesnelerin deviniminde saklı olan kendine özgü bir ritm kazandıracağız.
Devinim sanatı sinema, tüm dikkatlerimizi bugünün insanı üzerine yoğunlaştırmamıza hiçbir şekilde mani olmuyor.
Tıpkı makineler gibi insanlarında dengesizliği ve düzensizliği bizi utandırıyor.
Gelişmelere aya uyduramayan insanın filmini çekmeyi düşünüyoruz.
Makinenin lirizminden tartışılmaz bir şekilde makineleşmiş insana geçeceğiz. Makinelerin ruhunu açığa çıkararak işçinin işliğini, çiftçinin traktörünü, makinistin lokomotifini sevdireceğiz.
   
     İnsanı ve makineyi yakınlaştıracağız.
     Yeni insanı yaratacağız.

Beceriksizliklerinden arınmış, makinenin öz ve biçimindeki gelişmelerin getirdiği zorluklara alışmış bu yeni insan, filmlerimizin ana temasını oluşturacak.
Mekaniğin büyüsüne kapılmış bu yeni insan, makinenin işleyişini yüceltecek kimyasal tepkimelerin harikalarına doğru ilerlerken mekanik ve akkor halindeki araçlar sayesinde şiirler, senaryolar yazacak.
Bu yeni insani akan yıldızların, gökyüzü olaylarının ve gözlerimizi kamaştıran projektörlerin devinimini gözlemleyecek.

    Sinema-Göz
''Sinema-Göz'' sinema analizdir.
''Sinema-Göz'' uzakların kuramıdır.
"Sinema-Göz" perdede bağıntılık kuramıdır.

Saniyede 16 kare görüntüsünü kaldırıyorum. Çünkü bunlar artık hızlı çekimlerin ve hareketli alıcıların görüntüleri yanında basit birer çekim yöntemi olarak kalmaktadırlar.
"Sinema-Göz"ü gözün göremediğini çekebilen, teleskop ve mikroskop gibi sınırsız ve mesafesiz görebilme olanağını sağlayan, bir telegöz, bir göz ışını, ani bir görüş olarak tanımlamalıyız.
"Sinema-Göz" aşağıdaki hususları amaçladığından birbirini tamamlayan tüm bu tanımlamaları içermektedir. Çünkü "Sinema-Göz":
Tüm sinema olanakları,
Tüm sinema buluşları,
Tüm yöntem ve metotları,
Tüm gerçeği bulmaya ve göstermeye çalışan yararlı şeyleri amaçlar.

Gizli çekimin amacı, "gizli çekim" değil, kişilerin maskesiz, makyajsız, oynamadıkları bir anda, alıcı tarafından yalınlaştırılmış düşüncelerini alıcı gözüyle göstermek olmalıdır.
"Sinema-Göz" görünmeyeni görünen kılan, karanlığı aydınlatan, maskeli olanı yalınlaştıran, oyunsuz oyunu sağlayan bir yöntemdir.
"Sinema-Göz", evrenin sosyalizme açılması amacıyla sürdürülen savaşta bilim ve sinematografik aktüalitenin birleşimi, gerçek sinemanın perdede gerçeği gösterme deneyidir.

0 yorum:

Yorum Gönderme